Alışkanlık ve davranışların küçük yaşlarda daha kolay kazandırılabileceğini anlatır.
Bir sözcükle
başlar her şey.
Anlamını bul. Kullanımını keşfet.
Türkçenin zengin dünyasına bir adım at.
Her kelime yeni bir kapı.
İki ifade arasında karşıtlık, sınırlama veya beklenmeyen bir durum ilişkisi kurar.
Bir sözün, işaretin veya davranışın ilettiği düşünce ya da içerik.
Bir amacı gerçekleştirme veya bir işi istenen sonuca ulaştırma durumu.
Öğrenme, gözlem veya araştırma yoluyla edinilen kavrayış ve veriler.
Varlıkları ve olayları sistemli yöntemlerle inceleyerek oluşturulan, kanıtlarla değerlendirilen bilgi bütünü.
Birlikte çalışmak, tek kişinin yapabileceklerini aşan sonuçlar sağlayabilir.
Önceki yargının nedenini veya açıklamasını bildiren cümleyi bağlar.
Küçük birikimler zaman içinde büyük bir toplam oluşturur.
Bir topluluğun üyelerinin ortak bir amaç veya ihtiyaç karşısında birbirine destek olması.
Zihinsel etkinliği belirli bir konuya veya uyarana yöneltme.
İnsanların düşünce ve duygularını belirli kurallar içindeki işaretlerle aktarmasını sağlayan iletişim sistemi.
Kendi süreçleri içinde değişen canlı ve cansız varlıkların oluşturduğu bütün.
Karşılıklı yakınlık ve güvene dayanan dost olma ilişkisi.
Zihinde oluşan fikir, görüş veya değerlendirme.
Kişilerin bilgi, beceri, anlayış ve davranışlarının gelişmesine yönelik süreç ve çalışmalar.
Bir amaç için güçlerini birleştirerek birlikte çalışmak.
Bir işin gerçekleşmesi için harcanan bedensel veya zihinsel çaba.
Birini veya bir şeyi korumak amacıyla izlemek ve onunla ilgilenmek.
Bir kişiye veya şeye kuşku duymadan inanma ve dayanabilme duygusu.
Görünüşü, niteliği ya da etkisiyle beğeni ve hoşnutluk uyandıran.
Kaygı ve çatışmadan uzak olmanın verdiği iç rahatlığı.
Görmeyi sağlayan elektromanyetik ışınımın insan gözüyle algılanabilen bölümü.
Sevinç veya heyecan nedeniyle yerinde duramayacak gibi olmak.
Duygu, düşünce veya bilginin kişiler arasında aktarılması.
Çalışmayı ve becerilerini kullanmayı sürdüren kişinin yetkinliğini koruyacağını anlatır.
Daha önce bilinmeyen ya da fark edilmeyen bir şeyi ortaya çıkarma.
Yazılı veya görsel bir içeriğin düzenlenerek basılı ya da dijital biçimde sunulduğu eser.
Dikkatle dinlemek; söylenenleri önemseyerek değerlendirmek.
Bir şeyi öğrenme, anlama ya da keşfetme isteği.
Bilgi, beceri veya anlayışı deneyim, çalışma ya da eğitim yoluyla kazanmak.
Bir işi yaparken ayrıntılara dikkat etme ve iyi sonuç elde etmeye çalışma.
Güçlükler veya bekleme karşısında acele etmeden dayanabilme gücü.
Değer verilen kişilere veya şeylere karşı özenli ve ölçülü davranmaya yönelten duygu.
Sesin bulunmadığı veya çok az duyulduğu durum.
Dilde bir anlamı veya dil bilgisel görevi bulunan söz birimi; kelime.
İstenen bir durumun gerçekleşebileceğine ilişkin beklenti ve duygu.
Eş görevli sözcükleri, söz gruplarını veya cümleleri birbirine bağlar.
Birlikte büyüyen bir dil hafızası.
Bu ilk derleme, kapsamlı Türkçe sözlük yolculuğumuzun başlangıcı. Maddeleri cihazınızın Türkçe sesiyle dinleyebilirsiniz. Kaynaklı içerik ve doğal ses kayıt arşivi aşamalar hâlinde genişletilecek.
